Çağın Hastalığı: SAMİMİYETSİZLİK

Nedir samimiyet?Bir insan nasıl anlar İNSAN olduğunu..ve karşısındakinin bir İNSAN olabileceğini…Nasıl anlar ve anlaşılırsın?

Yunus Emre’ye göre gerçek ilim kendini bilmektir.Bu bir yol…Kendini bilme yolu.. Bir insan kaç kez gelir dünyaya?ve bir insanın en büyük hakkı nedir bu dünyada?ve sahip olabileceği en büyük hazine nedir?Kendi değil midir?Kendi olabilme hakkı değil midir?Nedir başka? Neden iyi bildiğimiz bir insan bizi üzdüğünde sarsılırız?çok güvendiğimiz birinin suç işlediğini duyunca yıkılırız?”Bunu senden hiç ummazdım?””Bu bana yapılır mı?”sözleri ne kadar tanıdık?? Çünkü tanıyamıyoruz…Çünkü herkes herkese kendi dışında bir insanı tanıştırıyor..Saklıyor kendini… Neden???Korunmak için..Korkakllğından..Korktuğu için.. Zarar görmekten… Dışlanmaktan.. reddedilmekten…Yalnızlıktan..Beş parasız kalmaktan… ve sonra….takılıyor maskeler..ve ortada eski tabirle riyakar bir insan yığını.. cadde cadde.. sokak sokak…kaplıyor her bir yanımızı.. Çağımızın en büyük hastalığı.. SAMİMİYETSİZLİK.Kendi olamaması bir insanın…başka biri gibi göstermesi..riyakarlığı..ikiyüzlülüğü..O kadar tatsız ki… İçten söylenmeyen şarkılar gibi..Acıtır insanı…yaralar derinden.. Çok basittir onları tanımak… her yerdeler… virüs gibi yayılıyorlar…Hep gözlerini kaçırırlar..Asla dinlemezler..ve konuştuklarında bilirsin ki sadece söz bunlar..hiç bir şey yapmazlar..ve asla sözlerini tutamazlar.. Eğer sen kendinsen.. hemen anlarsın samimiyetsiz insanları…onları yüzlerinden tanırsın..o samimiyetsiz bakışlarından..tıpkı Ayet’teki gibi sözleri söyleyiş tarzından anlarsın…O kadar yavan gelir ki sana..bir çırpıda ele verir kendini… Karanlık bir girdap gibidir samimiyetsizlik.. Uzaklaşılması gereken.. ve onca samimiyetsiz insanın içinde samimi bir insanısamimiyetsiz bulmak…koca bir insanlık suçu değil de nedir? şimdi soruyorum samimiyetsizlere;nerdesiniz?neden yoksunuz? Ne demeliyim size?Hoş geldiniz çok yönlü dünyanın çok yüzlü insanları…Hoş geldiniz..ama malesef oturacak yer yok benim yüreğimde…yalnızca açılan yaralar ve kısmen yara kabukları var..veyalnızca ruhumun derin yırtıklarının kenarındaçok üşümüş bir kaç umut var.

19 Ocak 2012

Hakan Zengin

Bir yanıt yazın