En güzel eserler nasıl meydana getiriliyor?
Nasıl kazanılıyor savaşlar? Bir şirket nasıl oluyor da bir düzine ülkenin toplam gelirinden daha fazla kar elde edebiliyor? Nasıl oluyor da bir yığın firma krizi tanımadan yükseliyor? Neden en büyük icatlar krizlerde çıkıyor?
Demek ki tüm olumsuzluklara rağmen kalbini ve beynini genişletip olumlu düşünen, fırsatları kollayanlar var.. Demek ki “Ey İstanbul ya sen beni alırsın, ya da ben seni alırım.” diyen bir komutan var.
Her seferinde beyaz kefenini giyip savaşa çıkan ALPASLAN’ı kim hatırlamaz?Ya da küçücük bir beylikten koskoca imparatorluğun tohumunu atan Osmangazi’yi? Kim hatırlamaz ki? Herkesin umudunu kaybettiği, tükendiği, hiç ama hiç gücünün olmadığı bir anda bu ülkenin insanında var olduğuna inandığı o muhteşem güce inanan, KURTULUŞ SAVAŞI’nı kazanan o büyük insanı kim unutabilir? Destanlaşan Çanakkale Ruhunu kaç nesilden nesile anlatacağız?
Öyle kolay olmuyor doğduğu topraklardan çok uzaklardaki insanlara fikirlerini benimsetip yaşatabilmek. Okullarda okutulan, üstüne nice tezlerin yazıldığı, doktoraların yapıldığı kitap olabilmek.. Kolay değil…
Uykusuz kalmalısın mesela.. geceler boyunca.. dışlanmalısın… yalnız kalmalısın.. Yetim kalsan da küçük yaşta, okulu bırakıp köylerde yaşasan da, penceresi olmayan hücrelerde kalsan da asla vazgeçmemelisin… Bütün ihtişamına rağmen “Kibirlenme, senden büyük Allah var!” diye sana haykıran bir grubun olmalı..
Yemek sırasına girmelisin.. Aynı kaptan yemelisin çalışanlarınla.. kardeşçe sine.. Bıçağın eşit kesmeli…ve rüzgarın nerden eseceğini, yelkenini nereye açacağını, gelecek fırtınayı da, yağmuru da, güneşi de görebilmelisin.. Hak bildiğin yolda yalnız da olsa gidebilmelisin…
En önemlisi hayal edebilmelisin.. ve hayal ettirebilmelisin.. ve herşeyden önemlisi sevebilmelisin.. ve sevdirebilmelisin.. öyle kupkuru değil.. içinden nice canlar çıkarıp hepsini teker teker verircesine…
17 Eylül 2012
Hakan Zengin

